(I) Boğaziçi'nin serin sularına bakan o ihtiyar yalı, geçmişin görkemli günlerini belleğinde saklayan bir anıt gibi duruyordu. (II) Geniş bahçesinde asırlık çınarların gölgesinde açan ortancalar, nemli toprağın kokusunu etrafa cömertçe yayıyordu. (III) Salonun yüksek tavanından sarkan kristal avize, içeriye süzülen solgun gün ışığında hafifçe parıldıyordu. (IV) Eski ahşap merdivenleri tırmanırken gıcırdayan basamaklar, konağın terk edilmişliğini yüzümüze vuruyordu adeta. (V) Kütüphane odasındaki raflarda dizili duran deri ciltli kitaplar, zamanın acımasız akışına karşı direnen son tanıklardı. (VI) Masanın üstündeki sararmış mektuplar, sahibinin hüzünlü ve sır dolu yaşamından ipuçları fısıldıyordu. (VII) Odayı kaplayan derin sessizlik, dışarıdan gelen dalga sesleriyle zaman zaman bölünüyordu.
Bu parçadaki altı çizili sözcüklerle ilgili olarak aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?
- I. sözcük: görkemli
- II. sözcük: yayıyordu
- III. sözcük: parıldıyordu
- IV. sözcük: basamaklar
- V. sözcük: sararmış